Doğa Rutkay: Güzellik emekle kazanılan bir şeydir

class=”medianet-inline-adv”>

Yıllarca bizi bir soyadı ikileminde bıraktın. Adını ve soyadını yanlış kullanan baban Rutkay Aziz mi yoksa sen mi?

– Yıllardır bu soruya cevap veriyorum, anlaşılamadı! (Gülüyor) Babamın gerçek adı Aziz Ünal Rutkay. Bizim soyadımız Rutkay…

Bu tanıdık bir soyadı… Kariyerinizde bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı oldu?

– Doğaya 20 yaşında sorsaydın zaman zaman isyan ederdi. Ama şimdi 44 yaşındaki Nature olarak buna bir nimet olarak bakıyorum. Dünyaya bir etiketle geldiğim gerçeğini değiştiremeyiz. Çok severek taşıdığım Rutkay soyadı hayatımı güzelleştirdi ve bana değer kattı. Güzelliğini hep yaşadığım için oğlumuza Rutkay adını verdik.

Doğa Rutkay: Güzellik emekle kazanılan bir şeydir

class=”medianet-inline-adv”>

Oyunculuğunu ilk kez izleyen biri olsaydı… Filmi mi izlemeli yoksa tiyatroya mı gelmeliydi?

– Tiyatro sahnesindeki günümü anlatırsam çok yol kat etmiş olurum, rol kesmeme bile gerek yok. (Gülüyor) En iyi bildiğim yer orası. Çok iyi hissediyorum.

“Güldür Güldür Present”da en çok keyif aldığınız kısımlar: Tulum bölümleri mi yoksa doğaçlamalar mı?

– Biliyor musun, asla yapmam. 9 yıldır iş için değil aşk için gidiyorum. Yok canım! Bizimkisi her hafta yeniden başlayan bir yolculuk. Doğaçlamalar ateş gibidir. Soluklaşabilmeli ve hikayeye kaldığınız yerden devam edebilmelisiniz. Hep bir heyecan, hep bir heyecan…

ÇOK KONUŞTUK, ÇOK SÖYLEDİK BİRBİRİMİZ İÇİN…

Hayatınız bir movie olsaydı, müzikal mi yoksa komedi mi olurdu?

– Komedi… Kahkahaların gücüne, gülmenin tedavisine inanıyorum. Bence iki insan arasındaki en kısa mesafe birlikte gülmek. En sevdiğim şey üzgün bir arkadaşın yüzüne gülümsemek. Eğer benim hayatımı anlatacaklarsa, çocukların gülmesini istiyorum.

30 Ekim Akrep kadını… En çok neyden zarar gördünüz: Zaman zaman hata kabul etmeme alışkanlığı, her olayın altında bir şey arama eğilimi?

class=”medianet-inline-adv”>

– Akrep kadını mı? Bugün hangi acıyı çekiyoruz? (Gülüyor) Hiçbir zaman şüpheci ya da sorun arayan biri olmadım. İşin garibi, burcumun karamsarlığının aksine, neşe ve enerjiye düşkünüm. Ama aynı zamanda tüm ters tarafları da taşıyorum. “Arkadaşımın dostu, dostum”dan zamanı gelince aklıma gelen her şey ortaya çıkana kadar… Duygularımın ve içgüdülerimin efendisi olduğumu söyleyebilirim.

Kerimcan Kamal ile olan evliliğinden iki çocuğunuz var. Anne olmak sizi hayata karşı daha cesur mu yoksa daha kaygılı mı yapıyor?

– Ne güzel bir soru… İkisi de! Hep cesurdum, zaten hep endişeliydim. Aynı anda iki çocuğum olunca bu durum kat kat artmaya başladı. Bütün bu yıllar boyunca neden bu kadar aceleci olduğumu merak ederdim. Çevrem “Dur, otur” derdi. Nedeni çocuklarım. Şimdi anlıyorum, zihnim ve bedenim beni 40 yaşındaki ikizlerime hazırladı. Yorucu özelliklerim nimetlerime dönüştü. Anlayacağınız üzere “Endişeli, cesur Doğa”… Tam olarak beni tanımlıyor.

Doğa Rutkay: Güzellik emekle kazanılan bir şeydir

class=”medianet-inline-adv”>

Birbirinizi nasıl yakaladınız: Gözleri kaçırarak mı yoksa şaşılıkla mı?

– Doğrudan göz teması, aslında. Çok konuştuk, çok anlattık birbirimize… Ama aynı zamanda susmuştuk. Kerimcan bana göre sessiz ve sakin. Benim için harika bir sınavdı.

Aşkın karşıtı: Nefret mi?
kayıtsızlık?

– Aşk sandığınız her ilişki hem nefret hem de kayıtsızlıktır. Gerçek aşkı bulduğunuzda, kalbinizde ikisi de yoktur. En azından benim için işler böyle gelişti.

Hangisi daha kötü senaryo: kimseye aşık olamamak mı yoksa her aşkın kötü bitmesi mi?

– Aşık olmamak en kötüsü olmalı. Yoksa her güzel şeyin bir sonu vardır.

Bir yemek olsaydınız: tatlı mı yoksa tuzlu mu?

– Tatlı… Tatlı yer, içer, güler.

class=”medianet-inline-adv”>

Bir renk olsaydınız: ateşli kırmızı mı yoksa deniz mavisi mi?

– Sanki kırmızı bana yakışıyormuş gibi canlı ve kıpır kıpırım.

En çok hangi dekolteye güveniyorsun: sırt mı yoksa bacaklar mı?

İkisini de severim ama ikisine de pek güvenmem. Daha çok sıcak bir gülümsemeye güveniyorum.

Hangisini tercih ediyorsun:
Tek başına ağlamak mı yoksa birinin omzunda ağlamak mı?

– Ağlamak ve yalnız ağlamak. Beni benden iyi kimse tanıyamaz.
Yani tedavim var.

Peki, affetmek mi yoksa unutmak mı?

– Affederim ama unutmam. Ben bir Akreptim, değil mi?

HAYAT BİLİMİ
A: Utanmayacaksın
İki: Muhtaç olmayacaksın…

Sizce hangisi daha avantajlı: zengin ama çirkin doğmak mı yoksa fakir ama güzel doğmak mı?

class=”medianet-inline-adv”>

Bence güzellik çok çalışarak kazanılabilecek bir şey. Tıpkı para gibi. Sadece “İyi bir kalbe sahip ol ve güzel hayallere sahip ol” deyip iletelim.

Kimin aklını okuyabilmeyi tercih edersin: sevgilin mi yoksa en büyük düşmanın mı?

– İkisini de istemiyorum. duygularımla giderim.

Bir zaman makinesi icat ettin, nereye giderdin: geçmişe mi yoksa geleceğe mi?

– Geleceğe. Geçmiş geçmiştir. Geleceği çok merak ediyorum.

Sake için çiğ tavuk… Yenilebilir mi, yenmez mi?

– Bu kimin hatırası? Önce onu sorgulayacağım.

Renk körü olmak mı yoksa tat alma duyunuzu kaybetmek mi?

– Renk körü olmak çok acı verici olmalı.

Masada hangisine tahammül etmek daha zordur: obur mu, gevezelik mi?

– Gevezeliğe! Oburları severim, yiyip içsinler.

Para mutluluk getirir mi getirmez mi?

– Yapacak ama iki şartla… Bir: Utanmayacaksın. İki: Muhtaç olmayacaksın.

KÜÇÜK KEYİF
Kedi özgürlüğü, köpek bağımlılığı

Twitter mı Instagram mı?

– Tamamen ayrı kanallar, benim için ayrı ilgiler. Twitter gazetemiz gibi maskesiz halimiz de fikirlerimizin ve duruşlarımızın özel meydanıdır. Twitter’ın belirli sosyal kuralları vardır. Trafik kurallarına uyar gibi hassasiyetle yaklaşıyorum. Cümlelerimi ve fikirlerimi dikkatli ve akılcı bir şekilde paylaşırım. Mesela ben okumadan araştırmadan her yoruma katılmıyorum.

Instagram bir oyun alanı gibidir. Kızlarla buluşmak gibi. Kahve içmek için buluşma, “Bak bunu okudum, bunu dinledim, güzel bir yere gittim, sen de git, saçlarım nasıl?” gibi… Daha kontrolsüz, daha samimi.

Deniz-kum-güneş mi yoksa orman-ağaç-temiz hava mı?

– Orman. Denizi uzaktan görebiliyorum. Hayatımı ormanlarda geçirmek istiyorum.

Bodrum-Gümüşlük mü, Çeşme-Alaçatı mı?

– Denize ilk önce Çeşme Dalyan’da girdim. Bu yüzden Çeşme’den vazgeçemiyorum.

Hangi üçlü senin:
Rakı-balık-Ayvalık?
kebap-şalgam-Adana?

– Rakı-balık-Çeşme. Ayvalık’ta henüz hiç içmedim.

Gün doğumu mu gün batımı mı?

– Güneş doğarken her zaman üzgün bir insanımdır. Ama alacakaranlıkta neşelenirim.

Tren yolculuğu mu yoksa gemi yolculuğu mu?

– Tren yolculuğu. Çocukluğum Ankara treninde geçti. Bana babamı ve turları hatırlatıyor.

Tavla mı satranç mı?

– Tavla! Kirlenmeye açık! (güler)

Kedi mi köpek mi?

– Bunların her ikisi de. Kedi özgürlüktür, köpek bağımlılıktır.

Biraz yoldan çıkmak istedin: mantı mı, iskender mi?

– İkisini de sevemedim…

GÜNLÜK DURUMLAR
Teyze, kalk, tesisleri gezeceğiz!

Kara sular bastı ayağınıza: İyi bir roman mı, iyi bir movie mi?

– Elbette iyi bir filmin görsel anlatımı daha zengin olacaktır.

Yatılı misafirin horlamasından uyuyamazsınız. Beni uyandırır mısın, uykusuz kalır mısın?

– Eve horlayan misafir kabul edilmemektedir. Ben açık sözlüyüm.

Uçakta/otobüste omzunda uyuyan bir teyze var… İttirir misin yoksa hostese şikayet eder misin?

– Direkt: “Teyze, kalk, tesisleri gezeceğiz!”

POPÜLER ŞEYLER
Sezen kalbimi yumuşatır
Ajda karar verdi

Hangisiyle aynı projede yer almak isterdiniz: Hayran olduğunuz Marlon Brando mu, yoksa Clint mi?
Eastwood?

– Elbette, Marlon. Öldüğü gün bir Kaş tatiliydi, ay ışığının önünde yastaydım.

Yeşilçam’dan: Tarık Akan mı Ediz Hun mu?

-Tabi ki Tarık Akan. Başımın tacı değerli kardeşim. Hayatımın bir parçası anlamına geliyor. Bu kadar paylaşım için. Her zaman Tarık Akan.

Türkan Şoray mı?
Filiz Akın mı?

– Sultanlar birbirinden ayrılamaz. Nokta.

Eski bir hatıraya en çok hangisi eşlik eder: Sezen mi, Ajda mı?

– Bunun cevabı şudur: Sezen kalbimi yumuşatır, Ajda kararlar verir.

Doğa Rutkay: Güzellik emekle kazanılan bir şeydir

Nazım Hikmet mi Orhan Veli mi?

– Hata! Bunu bana sorma. Ben çocuklarıma 3 aylık olduklarından beri sözleri ve cümleleri ile sesleniyorum. İkisi de benim kronum. Hazinelerim, üstelik haritalarım.

DÜŞÜNMEDEN HIZLI HIZLI…

Olumlu ama sıkıcı insanlar mı yoksa olumsuz ama ilginç insanlar mı?

– Pozitif.

Mantık mı içgüdü mü?

– İçgüdü.

Neredeyse hiç tanımadığın birine… Telefon mu ediyorsun yoksa mesaj mı atıyorsun?

– İleti.

Geceleri bir şeyler mi planlıyorsunuz yoksa sabahları bir şeyler mi planlıyorsunuz?

– Sabah.

İstanbul’un… Anadolu Yakası mı Avrupa Yakası mı?

– Tüm Avrupa!

Leave a Comment

A note to our visitors

This website has updated its privacy policy in compliance with changes to European Union data protection law, for all members globally. We’ve also updated our Privacy Policy to give you more information about your rights and responsibilities with respect to your privacy and personal information. Please read this to review the updates about which cookies we use and what information we collect on our site. By continuing to use this site, you are agreeing to our updated privacy policy.