Meryem Aybike Sinan – Esfel-i safilin!

Meryem Aybike Sinan




Facebook

Sokak hayvanları hala gündemde.

Hatay’da gerçekten korkunç bir vahşet, bir katliam yaşandı. Ne yazık ki onlarca sokak köpeği zehirlendikten sonra yakıldı! Kuşkusuz insanlıktan nasibini almamış insan karalamalarının bu eylemi asla affedilemez.

Sokak köpeklerinin bu şekilde saldırıya uğramasının hiçbir açıklaması ve mazereti olamaz! Bir hayvan saldırgan olsa bile bu vahşeti hak etmez çünkü hayvan yaptıklarından dolayı mazurdur!

En büyük açmazımız, bu konuda en fazla sorumluluğu alması gereken belediyelerin sokak köpekleri ve kedilerinden habersiz kalmasıdır. Hayvanseverlerin tüm sokak hayvanlarına ayak uyduramaması, sokaktaki aç köpeklerin bir kısmının saldırganlaşmasına ve dolayısıyla masum insanların yaralanmasına hatta hayatını kaybetmesine neden oluyor.

Sokak hayvanları konusuna çok boyutlu bakmayı faydalı buluyorum. Nitekim köpek şiddeti nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısını bile hatırlamıyoruz. Yüzlerinde ve vücudundaki o kalıcı izleri bir ömür boyu taşıyacak olan engelli çocukların acısı hafızalarımızda. Daha geçen gün bisikletiyle köpekten kaçan bir çocuğun bir aracın altına düştüğünü ve trajik bir şekilde öldüğünü okuduk.

Hayvanseverler hayvan haklarını şiddetle konuşurken, zarar gören vatandaşlar da “önce insan hakları” diyerek gündemi belirledi. Böyle bir konuya taraf olmak elbette kolay değil çünkü yaratılan her canlının yaşama hakkı vardır.

Yıllar önce bizzat yaşadığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.

Halen oturduğum mahalle bahçeleri ve müstakil evleriyle sakin ve huzurlu bir mahalle. Bir yaşında iki çocuğum evimize beş yüz metre mesafedeki mahallemizdeki ilkokula gidiyorlardı ve ne yazık ki çalışan bir anne olarak eşim ve ben çocuklarımızdan yarım saat önce evden çıkmak zorunda kaldık. . Yani sekiz ve dokuz yaşındaki çocuklarım kendileri okula gidiyorlardı.

Ama okula giderken bir villada tek başına oturan hayvansever bir bayan evinin bahçesinde onlarca köpek ve kediyi besliyordu. Ancak sabah saatlerinde bazı köpekleri sokağa salıyordu ve çocuklar bu saldırgan köpeklerden çok korkmuşlardı. Birkaç kez çocuklarımın bu köpek saldırılarından zar zor kurtulduğunu öğrenince bu hanıma gittim ve nazikçe durumumuzu anlattım. Ortada iki küçük çocuk olduğu için beni anlayacağını umarken, bana verdiği cevabı hiç unutmadım:

-Hanımefendi köpeklerden şikayet etmek yerine çocuklarınıza köpekleri sevdirin!

Bu cevaba şaşırdım. İki küçük çocuğun sevilmediğini düşünecek kadar gerçeklerden sapan bu kadına söyleyecek tek bir cümlem kaldı. Başım belaya girerse polise gitme konusunda konuşabildim.

Şimdi görüyorum ki bu durum Türkiye’nin her yerinde yaşanıyor. Hatta sıkı durun, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi koridorlarında ayı büyüklüğünde köpeklere rastlamak oldukça yaygın!

Hatay’daki bu hayvan katliamı canımızı acıttı.

Ne gerekiyorsa hemen yapılmalı. Bu katiller bulunup cezalandırılmalı. Belediyeler sınırları içindeki sokak hayvanlarını barınaklara almalı ve bu sokak hayvanları sokağa bırakılmamalıdır. Ancak bazı belediyelerin kendi sınırları içinde sokak hayvanlarını toplayıp sonra alıp başka bir belediyenin sınırları içinde bırakması gibi bir durum var ki bu gerçekten utanç verici.

Devletin bu konuda bir an önce önlem alması gerektiğini söyleyebilirim ama belediye de devletin bir aracı değil mi?

Kime şikayet edelim, şaşırdık doğrusu!

Leave a Comment

A note to our visitors

This website has updated its privacy policy in compliance with changes to European Union data protection law, for all members globally. We’ve also updated our Privacy Policy to give you more information about your rights and responsibilities with respect to your privacy and personal information. Please read this to review the updates about which cookies we use and what information we collect on our site. By continuing to use this site, you are agreeing to our updated privacy policy.